AlsahBlog

• 6/1/2006 - 2000'li Yılları Onlardan Okuyoruz/ A. Ömer TÜRKEŞ

Kategori: Inceleme

Radikal Kitap 


KAPAK

Esmahan Aykol, Hakan Günday, Şebnem İşigüzel, Murat Uyurkulak (soldan sağa, üstte) Doğu Yücel, Meltem Arıkan, Fidan Terzioğlu, Tuna Kiremitçi, Elif Şafak (soldan sağa, altta)
Yeni bir yazar kuşağı var. 80'li yıllarla birlikte Türk edebiyatının yaşadığı dönüşüm, 2000'li yıllarda sayıları iyice artan 'yeni' yazarlarla bir kuşaktan söz etmeyi mümkün kılıyor. Roman ve öyküye bambaşka konular, türler ve dil arayışları taşıyan yazarlar, özel hayatlara odaklanırken yeni gençliğin de anlatıcısı oldular

 

28/03/2003

 

A. ÖMER TÜRKEŞ (Arşivi)

 

2000'li yılları onlardan okuyoruz

Edebiyat ve sanatın insanları etkileme gücünün, daha doğrusu 'söz'ün büyüsünün yittiği bir zamanda ve mekanda yaşıyor ama roman sayısındaki rekor sayılabilecek bir artışa, romanların çok satarlığına ve roman tartışmalarının aktüalitesini hiç kaybetmediğine de tanık oluyoruz. Tanıklığımız bunlarla sınırlı değil, son yıllarda romanın 21. yüzyılda izleyeceği seyri işaret eden önemli bir gelişme daha var: Roman sanatının bugününe genç, henüz 'yolun yarısına' gelmemiş bir kuşak yavaş yavaş ağırlığını koyuyor; bir önceki kuşakların biraz apolitik bulup bir türlü ısınamadıkları 80 sonrası kuşağı, romanlarda ifade ediyor kendisini!..
Edebiyat tarihimizin belki birkaç çatlama noktası tespit edilebilir, ama alanın kırılma noktası hiç kuşkusuz tektir ve tarih, 12 Eylül 1980 olarak işaretlenmelidir. Dönemin yarattığı çok yazılıp söylenen olumsuzluklarını bu yazı özelinde tekrarlamak gereksiz, ancak genç kuşakların nasıl bir kültürel atmosferde yetiştiklerine işaret etmek için 80 darbesiyle başlayıp 21. yüzyıla uzanan son yirmi yılda siyasi, ekonomik ve toplumsal restorasyonun tüketim ideolojisini yaygınlaştırdığını, ilgilenilmesi tehlikeli 'büyük anlatıların' terkedildiğini, sistem içi mikro çözüm arayışlarının ve bireyi öne koyan yeni toplumsal teorilerin yaygınlaştığını da bir not olarak kaydetmek yerinde olur. Çünkü edebiyat ve sanat ürünleri yalnızca kendi alanları içinde serpilip gelişmezler; yani edebiyat edebiyatı, sanat da sanatı yaratmaz. Bunlar somut bir tarihte ve toplumda, o toplumda var olan maddi üretim tarzının, iktidar ilişkilerinin ve ideolojilerin karmaşık ilişkileri üzerinde yükselen bir kültürün ürünleridir ve romanın 21. yüzyılına damgasını vuracak kuşakların yol alacağı istikamet, bu kültürün renkleri ortaya konulmadan tayin edilemez.
Romanları 50'li, 60'lı, 70'li ve hatta 80'li yıllardan bu yana yayımlanan yazarların anlam dünyalarının merkezinde 'aydınlanmacı' düşüncenin, aydın sorumluluğu dediğimiz toplumsal duyarlılığın izleri vardır. Hele ki 68 ve 78'lilerin ruhundan söz edeceksek eğer, giyim kuşam tarzından eğitime, müzikten edebiyata, cinsellikten siyasete kadar hayatın her alanına yönelen bir değişim talebinden, bir özgürlük mücadelesinden ve bir isyan duygusundan yola çıkmak gerekir!.. 80 sonrası dönemde ise kuşaklar arasındaki iletişimin kopuşuna ve kendisini kamusal alanda ifade etme araçlarından mahrum bırakılan bir gençliğin sancılı gelişimine tanık olduk, ama onları ne kadar tanıdık bilemiyorum. Önceki kuşakların şimdiki gençlikle ilgili tahayyül ve tasavvurları medyadan, TV dizilerinden ya da devletin YÖK gibi kurumlar aracılığıyla yaptığı düzenlemelerden dışa vurulmakla birlikte, gençlerin ilgileri, eğilimleri, duygu ve düşünceleri konusunda birinci elden, onların ağzından dile getirilmiş çok az şey var. Tam da bu nedenle onların yazdıkları romanlar edebi değerlerinin ötesinde bir anlamı da barındırıyorlar.

Siyasi romandan uzak
Özellikle 2002 yılında ulaştıkları sayıyla bir 'kuşak' hüviyeti kazanan 80 sonrası yazarlarının genel karakteristikerine baktığımızda, sayılara dayalı genellemeler kimi zaman yanıltıcı olsa bile, yazarların 'siyasi roman'dan uzak durduklarını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz dönemin sevilen akımı postmodern tarihi romanlara da ilgi göstermiyorlar; bunların yerine kadın sorunlarına eğilen, genç insanların hayatlarına odaklanan, polisiye, bilimkurgu, fantastik ve underground türlerde yazılan romanların çokluğu dikkat çekiyor ve kuşağın bir yenilik arayışını işaret ediyor.
60'lı yılların sonlarından itibaren yerli yazarların unuttuğu bir türdü polisiyeler. 80'lerden sonra yayınevleri ve okuyucuların ilgisi çeviriler aracılığıyla yoğunlaştıkça yerli yazarların kaleminden çıkma polisiye sayısında da önemli bir artış kaydedildi. İlginin halen sürmesi, türün geçici bir heves olmadığını kanıtlarken yeni kuşak polisiyelerde 'katil kim?' sorusunun yerine suçu toplumsallaştıran temalar ve biçim denemeleri öne çıkıyor.
Korku, bilimkurgu ve fantastik türün Türk romanına kazandırılmasının onuru ise tamamiyle yeni kuşak yazarlara aittir. Yakın zamana kadar kötü ya da kısaltılmış çevirilere yerli yazarların ilgisizliği de eklenmiş, bu türleri
sevenler fanzinleri, sinemayı ve çizgi - romanları takip etmek zorunda kalmışlardı. Bugün -yazar, yayımcı ve çevirmenleriyle- gençlerin hayat verdikleri bu türlerde bilim ve fantazyanın yanı sıra toplumsal eleştiriye ve gelecek tasarımlarına ağırlık verildiğini görüyoruz. Roman hiyerarşisinde alt sıralara konulan ve Batı edebiyatlarında popülerlik nitelikleriyle öne çıkan söz konusu türlerin Türkiye'de, okuyucu ilgisi anlamında henüz popülerleşmediklerini -eğilim yönünü tayin maksadıyla- hatırlamakta fayda var.

Konular gençlik yıllarından
Yazarların yoğunlaştıkları konular arasında lise yıllarının, üniversite koridorlarının, ilk aşkların, internet arkadaşlıklarının, yani gençliğin kendisinin olması sevindirici... Aslında Türkçe yazılan romanlarda sıklıkla yer almıştır öğrenci gençlik. Popüler türlerden meselesi ağır siyasi romanlara kadar hemen hepsinde, eski üniversiteli öğrenci tipinde sorumlu ve ciddi bir yan vardır; o, bakılan, imrenilen, haset edilen - her zaman insani vasıflara olmasa bile - umut vaad eden bir geleceğe sahip olan adamdır... Bugün bambaşka bir öğrenci tipiyle karşılaşıyoruz. Kuşkusuz bu tespit yazarlara yönelmiş bir eleştiri anlamına gelmiyor; yazarlar, gördükleri, bildikleri, yaşadıkları bir gerçeği anlatıyorlar ve kuşkusuz bu gerçekliği onlar yaratmadılar. On binlerce öğrencinin eğitim gördüğü üniversitelerden, mesela üzerinde herkesin ortaklaştığı meşru zemindeki bir 'Savaşa Hayır' gösterisine ancak yüzlü sayılarda öğrenci katılıyorsa, hikâyelerin kahramanlarının da bu azınlıklardan seçilemeyeceği
-sessizce ama mahçup bir ifadeyle- kabul edilmelidir. Yeni kuşağın romanları yeni bir gençliği tanıtırken, restorasyonun tamamlandığını, üniversitelerin el değiştirdiğini, gençliği saran tüketim kültürünü ve aydınlarla toplum arasındaki bağların inceldiğini tarihsel bir süreçte eksiksiz anlatıyorlar.
Daha önceki yazılarımda roman genelindeki sayısal artış için söylediklerim,
genç kuşaklar için de geçerliliğini koruyor; nicelikle nitelik arasında henüz bir paralellik sağlanmış değil. Yeni kuşak yazarlar da konu, anlatım biçimleri, mekan, kişi ve karakter çizimlerinde sıklıkla birbirlerini tekrarlıyorlar. Belki de bu nedenle, nasıl anlatmak yerine ilginç bir konu bulmak ve okuyucuyu şaşırtmak üzerine yoğunlaşıyor romancılar. Ne var ki genç yazar adaylarının kişisel hayat deneyimlerinin, gözlem ve bilgilerinin
isteklerine eşlik edecek kadar donanımlı olmadığını da görüyoruz. Bu durumda özel hayatlardan üretiliyor hikâyeler; 'hayatım roman' klişesi bir kez daha canlanıyor. Yine de iyimser olmamıza yetecek çok sayıda başarılı
'ilk roman' da var. Şimdi çuvaldızı elimize alalım; asıl yetersizliğin yeni kuşağın üretimine cevap veremeyen eleştiri ve editörlük müesseselerinde olduğunu düşünüyorum.



2000'li yılların romancıları
2000'li yıllarda kitap çıkartan, 1968'den sonra doğan yazarlar arasından seçilmiştir.
'*' olanlar ilk romanlarını yayımlayanlar.
2000
Mehmet Arif Derbent*
Barış Tuna*
Sabri Kaliç*
Sinan Tamer*
Cem Akaş
Hakan Günday*
Alper Canıgüz*
Meltem Arıkan
Elif Şafak
Seher Bilgehan*
Barış Bıçakçı*
2001
Esmahan Aykol*
Murat Sermet
Hakan Akdoğan
Fatih Kaynak*
Eyüphan Erkul*
Fidan Terzioğlu*
Hakan Karahan*
Halide Eşber
Hakan Akdoğan
Arzu Özköse
Murat Sermet
Süreyyya Evren
2002
Ferhat Ünlü*
Barış Müstecaplıoğlu*
Gönül Kıvılcım
Emine Güllüoğlu*
Hakan Günday
Orkun Uçar*
Sibel Atasoy*
Özlem Kumrular
Murat Uyurkulak*
Hakan Bıçakcı*
Şebnem İşigüzel*
Tuğba Ertekin*
Tuna Kiremitci*
Aydilge Sarp*
Doğu Yücel*
Burak Özdemir*
Kaan Polatlar*
Alper Atalan*
Beyza Güdücü
Kevork Kirkoryan
2003
Ayça Seren Ural
Mine Söğütçü
Türker Armaner

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Türk Romanı Üzerine Yazılan inceleme, araştırma, değerlendirme yazıları, söyleşiler vb.

Son yazılar

YİTİK GÖL ROMANI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME / Nail UYAR
Arşiv: AlsahBlog/RomanYazıları 2005
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Roman Zamandizini (1872- 2006) / Kronoloji
Tek ve mükemmel bir hayat, Haldun Taner öykü ödülünü Ağula adlı kitabıyla kazanan Sibel K. Türker
63. Yıl Yunus Nadi ödülleri 2009
MEB'NIN İLK VE ORTA ÖĞRETİM İÇİN SAPTADIĞI 100 TEMEL ESER
Roman Yazıları Arşivi'nden
9. Fakir Baykurt Kültür Sanat Günleri Programı
Masumiyet Müzesi Haberleri
"Güven" 10 yaşında
‘Ağabey, çamaşırlarınızı, romanınızı gönderiyorum’
Orhan Pamuk’tan bir aşk romanı
Kırık bir kalbin romanı
Miami’den Mardin’e
Ayla Kutlu romanı
Duygu Asena Roman Ödülü, Lal Kitap'ın oldu
Kitabın Adı: Ankara
İlköğretmenimiz Fakir Baykurt
Orhan Kemal bakışı
Oğuz Atay Roman Yarışması Sonuçları Açıklandı
Boşluğun masalı... / Latife Tekin
Yaşar Kemal neden Nobel alamadı? İşte cevabı!
Türk edebiyatının farklı tarihi
Erkekler arasında tek başına
KÖY ENSTİTÜLERİ HALKI BİLİNÇLENDİRİYORDU / KADİR İNCESU

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Ali ŞAHİN (alsah) 'in Tüm Blok Ve Siteleri
Güldeste/ En Güzel Atatürk Şiirleri/ Seçki
Kastamonu Net (Blogcu)
Öyküler & Öykücüler
Roman Yazıları
Şiirler & Şairler
Taşköprü'den Bakış
Yedinci Sanat
Yeni Edebiyat (Blogcu)
Edebiyat Dünyası
Yeni Edebiyat
Yeniden Dergi
Edebiyat
Öykü
Gökırmak
Esintiler
Taşköprü'nün Sesi
Taşköprü Yazıhamit Köyü
Kastamonu Net
Gerçeğin Sesi
Güncem
Edebiyat 2005
Çocuk ve Edebiyatı
Sanat ve Toplum
Dersimiz: Edebiyat
E- Edebiyat
Taşköprü'nün Taş-köprüsü
Dünya Ressamlarından Büyük Resim Galerisi

Kategoriler

  • A. Ali ŞAHİN (A. Alsah) Yazilari
  • Anma
  • Arastirma
  • Duyuru
  • Edebiyat Arastirmalari
  • Edebiyat Tarihimizden
  • Edebiyattan Sinemaya
  • Elestiri
  • Etkinlik
  • Haber
  • Inceleme
  • Kitap
  • Kitap Ozetleri
  • Kitap Tanıtma
  • Kronoloji (Zamandizini)
  • Roman Inceleme
  • Soylesi
  • Arkadaşlar

    alisahin37
    kastamonunet
    Guldeste
    oykuleroykuculer
    yeniedebiyat
    yedincisanat
    siirlersairler
    ilhanM
    elki
    yildizim
    derlemeler
    Hasan37
    cocukca
    geda
    hasanbildirki
    NEVAAY
    muzaffererdem
    ilkay
    riqelme
    sophia
    HandanGokcek2
    iremnur
    lalecik
    muratkulcuoglu
    ehicran
    EEYC
    cicim
    afranur
    gulcanca
    eroman
    esevcanca
    kastamonum
    UmitZeynep
    saclariniz
    lepidoptera
    nehir35
    tera
    perisel
    yakamoz37
    JeLiBoM
    deryadanlezzetler
    zeytintanesi
    tariksefer
    nsahin
    pelincee
    spil
    neslinursema3
    keskin965
    Nesak61
    gorseldil
    tulaybilgin
    ayakizleri
    SariYazma
    laalee
    savra
    mayinhatti
    sahinsah
    sahinsah
    sahinsah
    sahinsah
    Mansur
    emeginsanati
    kaylule
    nurtenaltinok
    kitapyorumu
    daktilo16
    passions00
    Laliyne35
    kitabooku
    neslinursema1
    neslinursema
    AliSahinAlsah
    kitapnehri
    neslinursema2
    alsah
    AlsahBloklariIndexi
    AlsahIndex
    cideli
    glhn74
    yagmurtuana
    bizimada
    incesan
    unutanlara
    vasitan
    teknolojihaber
    sevilla
    yorumsizin
    AlsahBloglariIndeksi
    AlsahBloglariIndexi
    AlsahBloklariIndeksi
    AlsahBloklariIndexim
    YeniGuneTurku
    kenanyucel
    bloggazetesi
    akinolgun
    sairasli
    gizemliruzgar
    sinemaseyret
    SerkanEngin
    siberdevlet

    http://alsahblog.blogcu.com/ Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa